3 Temmuz 2020 Cuma

MODERNLEŞME YOLUNDA ÖNEMLİ HİZMETLERİ OLAN BEŞİR FUAD VE POZİTİVİST ANLAYIŞ

ÖZET
 Beşir Fuad (1857-1887) Modernleşme yolunda önemli hizmetleri olmuş ve ne yazık ki , yolun yarısında kendini söndürmüş aydınlardan biridir. Fizik ve kimya ilimlerindeki mekanizmanın aynısının hayat ilminde de mevcut olduğunu savunur. Batıdaki pozitif düşünce kazanımlarının Ülke gündemine akmasını sağlayan Beşir Fuat'ın yaşadığı iç çatışmalar nedeniyle intihar etmesi , modernleşme çabaları için büyük bir kayıp olmuştur. İntiharı , bu intiharın sebep olduğu tartışmalar ve bu konu üzerinde zamanında konunan yayın yasağı da Beşir Fuat'ın uzun süre unutulmasına sebep olmuştur. Edebi türlerde eser vermemesine rağmen tenkit alanında dile getirdiği görüşler açısından son derece önemli biridir Ayrıca Beşir Fuat Türk edebiyatında ilk denemeci , ilk Türk materyalist , ilk biyografici , ilk eleştirmen gibi sıfatlarla anılır. . Mehmet Kaplana Göre : Beşir Fuat ,bir devri kapatarak yeni bir devir açmıştır.
   GİRİŞ:
 

 

Türk toplumunda değişme süreci 19 .yüzyılda zihniyet değişimi ile başlamıştır.

 Bu değişim, siyasi ve askeri alanda yapılan yeniliklere paralel olarak sosyal ve kültürel hayata yansır. Tanzimat devrinin yeni kurumlarında yetişen gençler , Batı medeniyetinin içinde yer almak ve modernleşmek isterler. Türk modernleşmesi diyeceğimiz olgu 19. Yüzyılda aydınların önderliğinde başlatılan bir projedir.

Modernleşme kavramı: Dünyevileşmek, akıl , hukuk eleştiri, demokrasi, eşitlik devrim… gibi kavramlarla kendini ifade etmeye çalışır. Bu kavram 19.yüzyılda Osmanlı toplumu için pek de geçerli bir kavram sayılmazdı . Ama bu kavram aydınların beklentileriyle örtüşmektedir. Lale Devrinden beri devam eden yenileşme hareketlerinin özü ve amacı; yüzünü dünyaya dönen ,akılcı, iradeli bireyler yetiştirmek; bilimsel ve teknolojik anlamda daha akılcı olma yolunda ilerlemekti. Bu durum uzun yıllar aldı .Bizdeki modernleşme kavramı Batı'daki serüveniyle çoğu kez uyuşmamaktadır. Batı’da bu süreç Pozitif bilimlerde sürekli , kararlı ilerlemelerin sonucu olarak gelişen doğal bir süreçtir. Oysa Türk modernleşme süreci başlangıçta ‘’Değişen ve gelişen dünyayı yakalama’’ gibi pratik bir süreç olmuştur. Bu yüzden batılılaşma hareketi amaçlananın tam aksi sonuçlar vermiştir. Batılılaşma hareketi Osmanlı Devletinde zorlukların ittiği ve zaman zamanda iç isyanlarla kesintiye uğradığı bir süreçtir. Batılaşma hareketinin Osmanlı Devletinde sağlıklı bir dönüşüm evresi geçirdiği söylenemez. Edebi ve düşünsel alanda ilk temsilcisi ‘’Şinasi ‘’ olmuştur. Şinasi’den sonra bu yolu Akif Paşa, Sadullah Paşa , Namık Kemal … gibi yazarlar ve şairler devam ettirmiştir. Bunlardan birisi de Beşir Fuattır.

TÜRK EDEBİYATINDA POZİTİVİZM
Pozitivizm: Pozitivizm ya da olguculuk, insan için olumlu, yapıcı olanın yalnızca olguları gözlemleyerek betimlemek olduğunu ileri süren öğretidir. Doğa bilimlerini bilginin tek gerçek kaynağı olarak gören, felsefi düşüncenin kıymetini reddeden bir burjuva felsefe akımıdır. Pozitivizm temelinde tecrübe bulunur. Bu nedenle bütün olaylar deney ve gözlemle incelenir. Pozitivistlere göre güvenilir ve sağlam bilgiye ulaşmanın yolu deney ve gözleme dayanır. Pozitivistler dini ve metafizik bilgileri deneysel bilgiye dayanmadığı için değerli görmezler. (Akgün 2005:167)

Pozitivist anlayış, bizde Tanzimat devrinde felsefe ile kendini göstermeye başlar. Ve pozitivizm , bilimi tek geçerli bilgi olarak görmüş ve olguları bilinebilen , üzerinde inceleme yapılabilecek tek obje olarak kabul etmiştir. Pozitivist felsefe edebiyatta natüralist akımla kendini gösterir .Tanzimat’la birlikte Türk aydını Batı’ya açılır. Açılımın amacı Batı Kültürünü tanımak, yaymak ve kültürü benimseyen yeni bir nesil yetiştirmektir. Batı düşüncesi , siyasi, sosyal bilimlerle başlar Edebiyat bu dönemde yeniliğin öncüsü olur. Pek çok yeni düşünce ve anlayış edebi eserlerle anlatılır. Edebi eserler vasıtasıyla aydınlarda yen bir zihniyet değişimi görülür. Bu değişim pozitivizmle başlamıştır. Pozitivizm ülkemize edebi akımlar Avrupa’ya gönderilen öğrenciler, eğitim kurumlarımıza gelen yabancı uzmanlar , Batı’dan yapılan tercümeler sayesinde edebiyatımıza girmiştir. Ülkemizde pozitif düşüncenin gelişiminde , kendileri pozitivizme karşı olmalarına rağmen yaptıkları tercümelerle Namık Kemal ve Ziya Paşa aza da olsa bir katıda bulunurlar. Pozitivist düşüncenin en önemli temsilcilerinden biride Beşir Fuattır.

 

POZİTİVİZM VE BEŞİR FUAD: (Fikir Adamı ve Tenkitçi)
 Beşir Fuat : Edebiyatımızda ilk büyük pozitivist yazar olarak bilinir. Olaylara sadece bilimsel gerçeklikle bakar. Onun için bilim sadece teknik ilerleme değil aynı zamanda bir medeniyet görüşüdür. Ölümünün şiirini yazmak için , bileğini kesip , akan kan eşliğinde yazmaya koyulan ve Ölen Türk şairidir. Beşir Fuat'ın Batı dillerini iyi öğrenmesi ona pozitif bilimlerin kapısını açar.
 

Pozitivizme bağlı olan Beşir Fuat , Haki kuyun mesleğine ( realizm ya da realist şairler/yazarlar manasındaki Osmanlıca sözcük). mensuptur. Böylece o yalnız müşahede ve tecrübe edilen şeyin gerçek olduğunu kabul eden pozitivizme bağlanır. Beşir Fuat Edebiyat ’ın ancak , gerçeğe müspet ilimlere hizmet etmesi şartıyla makbul olduğu kanaatindedir. Ona göre estetik açıdan hiçbir değeri olmayan şiir eğer gerçeklere uygunsa en güzel şiirdir. Ayrıca Beşir Fuat'ın Victor Hugo hakkında yazılmış Türk edebiyatının ilk tenkitli monografik sayılabilecek küçük fakat önemli bir eseri vardır. Beşir Fuat'ın bazı yazılarında materyalizmi de benimsediğini belirtmesi sadece bütün felsefi sistemlere karşı oluşunun bir sonucudur Bunun Neticesi olaraktan edebiyatta , Claude Bernard’ın tecrübi usullerini esas alan bir natüralizmi benimsemiştir. Batı’nın önemli sanatçı ve düşünürlerini , ülkesinde bilinmeyen akımları tanıtmakta öncülük etmiş, ilk kapsamlı biyografileriyle öteden beri kısıtlı birtakım düşünceler çevresinde değerlendirmiş büyük yazarları nesnel bir bakışla görülmesini sağlamıştır. Çağdaş pozitif bilimlerdeki neden- sonuç ilişkisinin edebiyat üzerinde de bulunması isteyen yazar , bilimden kaynaklanan bir nesnelliğin her türlü ‘’hayalat’’ tan çok daha değerli olduğunu vurgular.
Türk edebiyatında hayal-hakikat tartışmalarını tetiklemiştir. Hakikatin romantik eserlerden çok realist eserlerde olduğunu düşünür. Tercihini realist akımdan yana kullanır. Beşir Fuad realizm ve natüralizm hakkında Osmanlı okuyucusunu bilgilendirmektedir.
 
 
 
 
 Ara neslin önemli bir temsilcisidir. Edebiyatta ve şiirde hayalperestliğe karşı olumsuz bir tavır takınması , ve edebiyatta, realizm, natüralizmi; felsefede pozitivizm ve materyalizmi benimsemesi devrinde pek çok edebiyatçının kendisine düşmanlık göstermesine sebep oldu.
 
 Beşir Fuad, Ahmed Mithat ve Muallim Naci ile edebî tartışmalar , Namık Kemal ve Menemenlizade Mehmet Tahir ile zaman zaman şiddetli tartışmalar yapmıştır. Osmanlı aydınları Zola, Flaubert, Tarde, Ribaut … gibi Batılı düşünür ve edipleri ilk defa Beşir Fuat’ın kitap ve yazılarıyla tanışmışlardır. Türk edebiyatına Zola gibi pek çok düşünür ve yazarı tanıtmıştır Victor Hugo üzerinde hazırladığı kitapta Osmanlı Edebiyat adamlarının romantizmini yıkmaya çalıştı. Voltaire kitabı ile de pozitif bilimlerin üstünlüğünü göstermeye çalışarak yaşadığı dönemin çok ilerisinde bir düşünür adamı kimliğini gösterdi. Beşir Fuat devrinde Türk yazı hayatına objektif , açık ve sade bir üslup şahsiyattan uzak bir münakaşa adabı getirmiştir. Din duygusundan yoksun yetişmesine rağmen Beşir Fuat, İslamiyet aleyhinde doğrudan doğruya bir söz sarf etmemiştir. 
Sonuç 

Tanzimat döneminin bilimsel ve pozitivist çizgideki tek önemli yazar olan Beşir Fuat aynı zamanda başarılı bir gazetecidir. Kendi döneminde çeşitli eleştirilere uğrayan yazar, sonraki dönemde yazarlar üzerinde büyük etkiler bırakmıştır. Yazdığı Victor Hugo monografisi varken Ve aynı zamanda edebiyatımızda hayal- hakikat tartışmalarını başlatmış ve aynı zamanda Tanzimat edebiyatı döneminde yaşamış olmasına rağmen ; baş kaldırıp ülkeye realizmi, natüralizmi tanıtmış olarak edebi yönüyle değil de yalnızca intihar yönüyle hatırlanıyor olması üzücü .

              
 Bibliyografya    

· Beşir Fuat ,Şiir ve Hakikat : Handan İnci

· M. Orhan Okay, Beşir Fuad : İlk Türk Pozitivisti ve Natüralisti .

 Kaynakça:

· https://islamansiklopedisi.org.tr/besir-fuad

· https://dergipark.org.tr/tr/pub/cbayarsos/issue/30064/298139

·          

· https://atif.sobiad.com/index.jsp?modul=makale-detay&Alan=sosyal&Id=AWWFoOueHDbCZb_mQrrE

· https://dergipark.org.tr/tr/pub/sutad/issue/32344/359658

· http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423933877.pdf

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 
 

 

 

 ÖZET
 Beşir Fuad (1857-1887) Modernleşme yolunda önemli hizmetleri olmuş ve ne yazık ki , yolun yarısında kendini söndürmüş aydınlardan biridir. Fizik ve kimya ilimlerindeki mekanizmanın aynısının hayat ilminde de mevcut olduğunu savunur. Batıdaki pozitif düşünce kazanımlarının Ülke gündemine akmasını sağlayan Beşir Fuat'ın yaşadığı iç çatışmalar nedeniyle intihar etmesi , modernleşme çabaları için büyük bir kayıp olmuştur. İntiharı , bu intiharın sebep olduğu tartışmalar ve bu konu üzerinde zamanında konunan yayın yasağı da Beşir Fuat'ın uzun süre unutulmasına sebep olmuştur. Edebi türlerde eser vermemesine rağmen tenkit alanında dile getirdiği görüşler açısından son derece önemli biridir Ayrıca Beşir Fuat Türk edebiyatında ilk denemeci , ilk Türk materyalist , ilk biyografici , ilk eleştirmen gibi sıfatlarla anılır. . Mehmet Kaplana Göre : Beşir Fuat ,bir devri kapatarak yeni bir devir açmıştır.
   GİRİŞ:
 

 

Türk toplumunda değişme süreci 19 .yüzyılda zihniyet değişimi ile başlamıştır.

 Bu değişim, siyasi ve askeri alanda yapılan yeniliklere paralel olarak sosyal ve kültürel hayata yansır. Tanzimat devrinin yeni kurumlarında yetişen gençler , Batı medeniyetinin içinde yer almak ve modernleşmek isterler. Türk modernleşmesi diyeceğimiz olgu 19. Yüzyılda aydınların önderliğinde başlatılan bir projedir.

Modernleşme kavramı: Dünyevileşmek, akıl , hukuk eleştiri, demokrasi, eşitlik devrim… gibi kavramlarla kendini ifade etmeye çalışır. Bu kavram 19.yüzyılda Osmanlı toplumu için pek de geçerli bir kavram sayılmazdı . Ama bu kavram aydınların beklentileriyle örtüşmektedir. Lale Devrinden beri devam eden yenileşme hareketlerinin özü ve amacı; yüzünü dünyaya dönen ,akılcı, iradeli bireyler yetiştirmek; bilimsel ve teknolojik anlamda daha akılcı olma yolunda ilerlemekti. Bu durum uzun yıllar aldı .Bizdeki modernleşme kavramı Batı'daki serüveniyle çoğu kez uyuşmamaktadır. Batı’da bu süreç Pozitif bilimlerde sürekli , kararlı ilerlemelerin sonucu olarak gelişen doğal bir süreçtir. Oysa Türk modernleşme süreci başlangıçta ‘’Değişen ve gelişen dünyayı yakalama’’ gibi pratik bir süreç olmuştur. Bu yüzden batılılaşma hareketi amaçlananın tam aksi sonuçlar vermiştir. Batılılaşma hareketi Osmanlı Devletinde zorlukların ittiği ve zaman zamanda iç isyanlarla kesintiye uğradığı bir süreçtir. Batılaşma hareketinin Osmanlı Devletinde sağlıklı bir dönüşüm evresi geçirdiği söylenemez. Edebi ve düşünsel alanda ilk temsilcisi ‘’Şinasi ‘’ olmuştur. Şinasi’den sonra bu yolu Akif Paşa, Sadullah Paşa , Namık Kemal … gibi yazarlar ve şairler devam ettirmiştir. Bunlardan birisi de Beşir Fuattır.

TÜRK EDEBİYATINDA POZİTİVİZM
Pozitivizm: Pozitivizm ya da olguculuk, insan için olumlu, yapıcı olanın yalnızca olguları gözlemleyerek betimlemek olduğunu ileri süren öğretidir. Doğa bilimlerini bilginin tek gerçek kaynağı olarak gören, felsefi düşüncenin kıymetini reddeden bir burjuva felsefe akımıdır. Pozitivizm temelinde tecrübe bulunur. Bu nedenle bütün olaylar deney ve gözlemle incelenir. Pozitivistlere göre güvenilir ve sağlam bilgiye ulaşmanın yolu deney ve gözleme dayanır. Pozitivistler dini ve metafizik bilgileri deneysel bilgiye dayanmadığı için değerli görmezler. (Akgün 2005:167)

Pozitivist anlayış, bizde Tanzimat devrinde felsefe ile kendini göstermeye başlar. Ve pozitivizm , bilimi tek geçerli bilgi olarak görmüş ve olguları bilinebilen , üzerinde inceleme yapılabilecek tek obje olarak kabul etmiştir. Pozitivist felsefe edebiyatta natüralist akımla kendini gösterir .Tanzimat’la birlikte Türk aydını Batı’ya açılır. Açılımın amacı Batı Kültürünü tanımak, yaymak ve kültürü benimseyen yeni bir nesil yetiştirmektir. Batı düşüncesi , siyasi, sosyal bilimlerle başlar Edebiyat bu dönemde yeniliğin öncüsü olur. Pek çok yeni düşünce ve anlayış edebi eserlerle anlatılır. Edebi eserler vasıtasıyla aydınlarda yen bir zihniyet değişimi görülür. Bu değişim pozitivizmle başlamıştır. Pozitivizm ülkemize edebi akımlar Avrupa’ya gönderilen öğrenciler, eğitim kurumlarımıza gelen yabancı uzmanlar , Batı’dan yapılan tercümeler sayesinde edebiyatımıza girmiştir. Ülkemizde pozitif düşüncenin gelişiminde , kendileri pozitivizme karşı olmalarına rağmen yaptıkları tercümelerle Namık Kemal ve Ziya Paşa aza da olsa bir katıda bulunurlar. Pozitivist düşüncenin en önemli temsilcilerinden biride Beşir Fuattır.

 

POZİTİVİZM VE BEŞİR FUAD: (Fikir Adamı ve Tenkitçi)
 Beşir Fuat : Edebiyatımızda ilk büyük pozitivist yazar olarak bilinir. Olaylara sadece bilimsel gerçeklikle bakar. Onun için bilim sadece teknik ilerleme değil aynı zamanda bir medeniyet görüşüdür. Ölümünün şiirini yazmak için , bileğini kesip , akan kan eşliğinde yazmaya koyulan ve Ölen Türk şairidir. Beşir Fuat'ın Batı dillerini iyi öğrenmesi ona pozitif bilimlerin kapısını açar.
 

Pozitivizme bağlı olan Beşir Fuat , Haki kuyun mesleğine ( realizm ya da realist şairler/yazarlar manasındaki Osmanlıca sözcük). mensuptur. Böylece o yalnız müşahede ve tecrübe edilen şeyin gerçek olduğunu kabul eden pozitivizme bağlanır. Beşir Fuat Edebiyat ’ın ancak , gerçeğe müspet ilimlere hizmet etmesi şartıyla makbul olduğu kanaatindedir. Ona göre estetik açıdan hiçbir değeri olmayan şiir eğer gerçeklere uygunsa en güzel şiirdir. Ayrıca Beşir Fuat'ın Victor Hugo hakkında yazılmış Türk edebiyatının ilk tenkitli monografik sayılabilecek küçük fakat önemli bir eseri vardır. Beşir Fuat'ın bazı yazılarında materyalizmi de benimsediğini belirtmesi sadece bütün felsefi sistemlere karşı oluşunun bir sonucudur Bunun Neticesi olaraktan edebiyatta , Claude Bernard’ın tecrübi usullerini esas alan bir natüralizmi benimsemiştir. Batı’nın önemli sanatçı ve düşünürlerini , ülkesinde bilinmeyen akımları tanıtmakta öncülük etmiş, ilk kapsamlı biyografileriyle öteden beri kısıtlı birtakım düşünceler çevresinde değerlendirmiş büyük yazarları nesnel bir bakışla görülmesini sağlamıştır. Çağdaş pozitif bilimlerdeki neden- sonuç ilişkisinin edebiyat üzerinde de bulunması isteyen yazar , bilimden kaynaklanan bir nesnelliğin her türlü ‘’hayalat’’ tan çok daha değerli olduğunu vurgular.
Türk edebiyatında hayal-hakikat tartışmalarını tetiklemiştir. Hakikatin romantik eserlerden çok realist eserlerde olduğunu düşünür. Tercihini realist akımdan yana kullanır. Beşir Fuad realizm ve natüralizm hakkında Osmanlı okuyucusunu bilgilendirmektedir.
 
 
 
 
 Ara neslin önemli bir temsilcisidir. Edebiyatta ve şiirde hayalperestliğe karşı olumsuz bir tavır takınması , ve edebiyatta, realizm, natüralizmi; felsefede pozitivizm ve materyalizmi benimsemesi devrinde pek çok edebiyatçının kendisine düşmanlık göstermesine sebep oldu.
 
 Beşir Fuad, Ahmed Mithat ve Muallim Naci ile edebî tartışmalar , Namık Kemal ve Menemenlizade Mehmet Tahir ile zaman zaman şiddetli tartışmalar yapmıştır. Osmanlı aydınları Zola, Flaubert, Tarde, Ribaut … gibi Batılı düşünür ve edipleri ilk defa Beşir Fuat’ın kitap ve yazılarıyla tanışmışlardır. Türk edebiyatına Zola gibi pek çok düşünür ve yazarı tanıtmıştır Victor Hugo üzerinde hazırladığı kitapta Osmanlı Edebiyat adamlarının romantizmini yıkmaya çalıştı. Voltaire kitabı ile de pozitif bilimlerin üstünlüğünü göstermeye çalışarak yaşadığı dönemin çok ilerisinde bir düşünür adamı kimliğini gösterdi. Beşir Fuat devrinde Türk yazı hayatına objektif , açık ve sade bir üslup şahsiyattan uzak bir münakaşa adabı getirmiştir. Din duygusundan yoksun yetişmesine rağmen Beşir Fuat, İslamiyet aleyhinde doğrudan doğruya bir söz sarf etmemiştir. 
Sonuç 

Tanzimat döneminin bilimsel ve pozitivist çizgideki tek önemli yazar olan Beşir Fuat aynı zamanda başarılı bir gazetecidir. Kendi döneminde çeşitli eleştirilere uğrayan yazar, sonraki dönemde yazarlar üzerinde büyük etkiler bırakmıştır. Yazdığı Victor Hugo monografisi varken Ve aynı zamanda edebiyatımızda hayal- hakikat tartışmalarını başlatmış ve aynı zamanda Tanzimat edebiyatı döneminde yaşamış olmasına rağmen ; baş kaldırıp ülkeye realizmi, natüralizmi tanıtmış olarak edebi yönüyle değil de yalnızca intihar yönüyle hatırlanıyor olması üzücü .

              
 Bibliyografya    

· Beşir Fuat ,Şiir ve Hakikat : Handan İnci

· M. Orhan Okay, Beşir Fuad : İlk Türk Pozitivisti ve Natüralisti .

 Kaynakça:

· https://islamansiklopedisi.org.tr/besir-fuad

· https://dergipark.org.tr/tr/pub/cbayarsos/issue/30064/298139

·          

· https://atif.sobiad.com/index.jsp?modul=makale-detay&Alan=sosyal&Id=AWWFoOueHDbCZb_mQrrE

· https://dergipark.org.tr/tr/pub/sutad/issue/32344/359658

· http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423933877.pdf

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 
 

 

 

 ÖZET
 Beşir Fuad (1857-1887) Modernleşme yolunda önemli hizmetleri olmuş ve ne yazık ki , yolun yarısında kendini söndürmüş aydınlardan biridir. Fizik ve kimya ilimlerindeki mekanizmanın aynısının hayat ilminde de mevcut olduğunu savunur. Batıdaki pozitif düşünce kazanımlarının Ülke gündemine akmasını sağlayan Beşir Fuat'ın yaşadığı iç çatışmalar nedeniyle intihar etmesi , modernleşme çabaları için büyük bir kayıp olmuştur. İntiharı , bu intiharın sebep olduğu tartışmalar ve bu konu üzerinde zamanında konunan yayın yasağı da Beşir Fuat'ın uzun süre unutulmasına sebep olmuştur. Edebi türlerde eser vermemesine rağmen tenkit alanında dile getirdiği görüşler açısından son derece önemli biridir Ayrıca Beşir Fuat Türk edebiyatında ilk denemeci , ilk Türk materyalist , ilk biyografici , ilk eleştirmen gibi sıfatlarla anılır. . Mehmet Kaplana Göre : Beşir Fuat ,bir devri kapatarak yeni bir devir açmıştır.
   GİRİŞ:
 

 

Türk toplumunda değişme süreci 19 .yüzyılda zihniyet değişimi ile başlamıştır.

 Bu değişim, siyasi ve askeri alanda yapılan yeniliklere paralel olarak sosyal ve kültürel hayata yansır. Tanzimat devrinin yeni kurumlarında yetişen gençler , Batı medeniyetinin içinde yer almak ve modernleşmek isterler. Türk modernleşmesi diyeceğimiz olgu 19. Yüzyılda aydınların önderliğinde başlatılan bir projedir.

Modernleşme kavramı: Dünyevileşmek, akıl , hukuk eleştiri, demokrasi, eşitlik devrim… gibi kavramlarla kendini ifade etmeye çalışır. Bu kavram 19.yüzyılda Osmanlı toplumu için pek de geçerli bir kavram sayılmazdı . Ama bu kavram aydınların beklentileriyle örtüşmektedir. Lale Devrinden beri devam eden yenileşme hareketlerinin özü ve amacı; yüzünü dünyaya dönen ,akılcı, iradeli bireyler yetiştirmek; bilimsel ve teknolojik anlamda daha akılcı olma yolunda ilerlemekti. Bu durum uzun yıllar aldı .Bizdeki modernleşme kavramı Batı'daki serüveniyle çoğu kez uyuşmamaktadır. Batı’da bu süreç Pozitif bilimlerde sürekli , kararlı ilerlemelerin sonucu olarak gelişen doğal bir süreçtir. Oysa Türk modernleşme süreci başlangıçta ‘’Değişen ve gelişen dünyayı yakalama’’ gibi pratik bir süreç olmuştur. Bu yüzden batılılaşma hareketi amaçlananın tam aksi sonuçlar vermiştir. Batılılaşma hareketi Osmanlı Devletinde zorlukların ittiği ve zaman zamanda iç isyanlarla kesintiye uğradığı bir süreçtir. Batılaşma hareketinin Osmanlı Devletinde sağlıklı bir dönüşüm evresi geçirdiği söylenemez. Edebi ve düşünsel alanda ilk temsilcisi ‘’Şinasi ‘’ olmuştur. Şinasi’den sonra bu yolu Akif Paşa, Sadullah Paşa , Namık Kemal … gibi yazarlar ve şairler devam ettirmiştir. Bunlardan birisi de Beşir Fuattır.

TÜRK EDEBİYATINDA POZİTİVİZM
Pozitivizm: Pozitivizm ya da olguculuk, insan için olumlu, yapıcı olanın yalnızca olguları gözlemleyerek betimlemek olduğunu ileri süren öğretidir. Doğa bilimlerini bilginin tek gerçek kaynağı olarak gören, felsefi düşüncenin kıymetini reddeden bir burjuva felsefe akımıdır. Pozitivizm temelinde tecrübe bulunur. Bu nedenle bütün olaylar deney ve gözlemle incelenir. Pozitivistlere göre güvenilir ve sağlam bilgiye ulaşmanın yolu deney ve gözleme dayanır. Pozitivistler dini ve metafizik bilgileri deneysel bilgiye dayanmadığı için değerli görmezler. (Akgün 2005:167)

Pozitivist anlayış, bizde Tanzimat devrinde felsefe ile kendini göstermeye başlar. Ve pozitivizm , bilimi tek geçerli bilgi olarak görmüş ve olguları bilinebilen , üzerinde inceleme yapılabilecek tek obje olarak kabul etmiştir. Pozitivist felsefe edebiyatta natüralist akımla kendini gösterir .Tanzimat’la birlikte Türk aydını Batı’ya açılır. Açılımın amacı Batı Kültürünü tanımak, yaymak ve kültürü benimseyen yeni bir nesil yetiştirmektir. Batı düşüncesi , siyasi, sosyal bilimlerle başlar Edebiyat bu dönemde yeniliğin öncüsü olur. Pek çok yeni düşünce ve anlayış edebi eserlerle anlatılır. Edebi eserler vasıtasıyla aydınlarda yen bir zihniyet değişimi görülür. Bu değişim pozitivizmle başlamıştır. Pozitivizm ülkemize edebi akımlar Avrupa’ya gönderilen öğrenciler, eğitim kurumlarımıza gelen yabancı uzmanlar , Batı’dan yapılan tercümeler sayesinde edebiyatımıza girmiştir. Ülkemizde pozitif düşüncenin gelişiminde , kendileri pozitivizme karşı olmalarına rağmen yaptıkları tercümelerle Namık Kemal ve Ziya Paşa aza da olsa bir katıda bulunurlar. Pozitivist düşüncenin en önemli temsilcilerinden biride Beşir Fuattır.

 

POZİTİVİZM VE BEŞİR FUAD: (Fikir Adamı ve Tenkitçi)
 Beşir Fuat : Edebiyatımızda ilk büyük pozitivist yazar olarak bilinir. Olaylara sadece bilimsel gerçeklikle bakar. Onun için bilim sadece teknik ilerleme değil aynı zamanda bir medeniyet görüşüdür. Ölümünün şiirini yazmak için , bileğini kesip , akan kan eşliğinde yazmaya koyulan ve Ölen Türk şairidir. Beşir Fuat'ın Batı dillerini iyi öğrenmesi ona pozitif bilimlerin kapısını açar.
 

Pozitivizme bağlı olan Beşir Fuat , Haki kuyun mesleğine ( realizm ya da realist şairler/yazarlar manasındaki Osmanlıca sözcük). mensuptur. Böylece o yalnız müşahede ve tecrübe edilen şeyin gerçek olduğunu kabul eden pozitivizme bağlanır. Beşir Fuat Edebiyat ’ın ancak , gerçeğe müspet ilimlere hizmet etmesi şartıyla makbul olduğu kanaatindedir. Ona göre estetik açıdan hiçbir değeri olmayan şiir eğer gerçeklere uygunsa en güzel şiirdir. Ayrıca Beşir Fuat'ın Victor Hugo hakkında yazılmış Türk edebiyatının ilk tenkitli monografik sayılabilecek küçük fakat önemli bir eseri vardır. Beşir Fuat'ın bazı yazılarında materyalizmi de benimsediğini belirtmesi sadece bütün felsefi sistemlere karşı oluşunun bir sonucudur Bunun Neticesi olaraktan edebiyatta , Claude Bernard’ın tecrübi usullerini esas alan bir natüralizmi benimsemiştir. Batı’nın önemli sanatçı ve düşünürlerini , ülkesinde bilinmeyen akımları tanıtmakta öncülük etmiş, ilk kapsamlı biyografileriyle öteden beri kısıtlı birtakım düşünceler çevresinde değerlendirmiş büyük yazarları nesnel bir bakışla görülmesini sağlamıştır. Çağdaş pozitif bilimlerdeki neden- sonuç ilişkisinin edebiyat üzerinde de bulunması isteyen yazar , bilimden kaynaklanan bir nesnelliğin her türlü ‘’hayalat’’ tan çok daha değerli olduğunu vurgular.
Türk edebiyatında hayal-hakikat tartışmalarını tetiklemiştir. Hakikatin romantik eserlerden çok realist eserlerde olduğunu düşünür. Tercihini realist akımdan yana kullanır. Beşir Fuad realizm ve natüralizm hakkında Osmanlı okuyucusunu bilgilendirmektedir.
 
 
 
 
 Ara neslin önemli bir temsilcisidir. Edebiyatta ve şiirde hayalperestliğe karşı olumsuz bir tavır takınması , ve edebiyatta, realizm, natüralizmi; felsefede pozitivizm ve materyalizmi benimsemesi devrinde pek çok edebiyatçının kendisine düşmanlık göstermesine sebep oldu.
 
 Beşir Fuad, Ahmed Mithat ve Muallim Naci ile edebî tartışmalar , Namık Kemal ve Menemenlizade Mehmet Tahir ile zaman zaman şiddetli tartışmalar yapmıştır. Osmanlı aydınları Zola, Flaubert, Tarde, Ribaut … gibi Batılı düşünür ve edipleri ilk defa Beşir Fuat’ın kitap ve yazılarıyla tanışmışlardır. Türk edebiyatına Zola gibi pek çok düşünür ve yazarı tanıtmıştır Victor Hugo üzerinde hazırladığı kitapta Osmanlı Edebiyat adamlarının romantizmini yıkmaya çalıştı. Voltaire kitabı ile de pozitif bilimlerin üstünlüğünü göstermeye çalışarak yaşadığı dönemin çok ilerisinde bir düşünür adamı kimliğini gösterdi. Beşir Fuat devrinde Türk yazı hayatına objektif , açık ve sade bir üslup şahsiyattan uzak bir münakaşa adabı getirmiştir. Din duygusundan yoksun yetişmesine rağmen Beşir Fuat, İslamiyet aleyhinde doğrudan doğruya bir söz sarf etmemiştir. 
Sonuç 

Tanzimat döneminin bilimsel ve pozitivist çizgideki tek önemli yazar olan Beşir Fuat aynı zamanda başarılı bir gazetecidir. Kendi döneminde çeşitli eleştirilere uğrayan yazar, sonraki dönemde yazarlar üzerinde büyük etkiler bırakmıştır. Yazdığı Victor Hugo monografisi varken Ve aynı zamanda edebiyatımızda hayal- hakikat tartışmalarını başlatmış ve aynı zamanda Tanzimat edebiyatı döneminde yaşamış olmasına rağmen ; baş kaldırıp ülkeye realizmi, natüralizmi tanıtmış olarak edebi yönüyle değil de yalnızca intihar yönüyle hatırlanıyor olması üzücü .

              
 Bibliyografya    

· Beşir Fuat ,Şiir ve Hakikat : Handan İnci

· M. Orhan Okay, Beşir Fuad : İlk Türk Pozitivisti ve Natüralisti .

 Kaynakça:

· https://islamansiklopedisi.org.tr/besir-fuad

· https://dergipark.org.tr/tr/pub/cbayarsos/issue/30064/298139

·          

· https://atif.sobiad.com/index.jsp?modul=makale-detay&Alan=sosyal&Id=AWWFoOueHDbCZb_mQrrE

· https://dergipark.org.tr/tr/pub/sutad/issue/32344/359658

· http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423933877.pdf

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 
 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BEYAZ BİR GÜL ( GENİŞLETİLMİŞ HALİ )

                                                                        BEYAZ BİR GÜL  İhsan son zamanlarda kendini toplumdan soyutlayarak m...