Hayatımızın yalan üzerine kurulu olduğu bu çağda Doğru dürüst insan bulmak artık çok zor. Yalanlara kılıflar bulsak renkten renge boyasak pembe , kırmızı ...Yalan yalandır. Uydurmadır. Kısa sürede olsa bizi mutlu eder o anki durumu kurtarır. Gerçeğin üstünü örtmüş gibi yapar..Peki
İnsanlar neden yalan söyler bildikleri halde hak ve hakikati gizler. Kendinin bile kanmadığı inanmadığı şeyleri gerçekmiş gibi kabul eder. Olmadık hayallerin pesinden gider. Gerçeği bir türlü kabullenmez ya da kabul etmek istemez.Aslında
Yalan söylemek işimize gelir. Yalan sayesinde istediklerimizi çok kolay ve hızlı bir şekilde elde edebilir her kapıyı kolay bir şekilde açabiliriz.Ve bu yüzden hep
kaçarız gerçeklerden biliriz onun yanlış olduğunu ama yinede inanmak isteriz. Canımızın yanmasından korkarız. Ve yalana sığınır gerçekleri örtpas ederiz. Aslında hiçte huzurlu değilizdir. Gerçeklerin ortaya çıkma ihtimali içten içe bizi kemirip yok etmektedir.Kalbimizi sıkar ve ruhumuzu daraltır. İnsan herkesi kandırabilir ama kendini kandıramaz. Ve gün gelir arkasına sığındığımız o yalanlar kocaman bir dağ olur işin içinden çıkılmaz hale gelir. Ve masal biter. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.Belki de yatsıya bile kalmaz. Gerçeklerle yüzleşiriz o zaman da keşkeleri sıralamaya başlarız.Gerçekler ortaya çıkınca omuzumuzdaki sorumluluk daha da artar. Ve Gerçekler acıtır , kabullenmek zordur. Belkide bizi en çok korkutan budur. Biz ne kadar kaçmaya çalışırsak çalışalım karışılasacagımız mutlak sondur. Hak ve hakikat elbet bir gün suyun üstüne çıkar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder